İran, Çin ile gerçekleştirdiği diplomatik görüşmeler sonrası Hürmüz Boğazı’ndan bazı Çin bağlantılı gemilerin geçişine izin verdiğini duyurdu. Global enerji ticaretinin önemli noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda gerçekleşen bu gelişme, dikkatleri üzerine çekti.
Fars Haber Ajansı’nın bildirdiğine göre, bu karar, Pekin yönetiminin İran ile yoğun diplomatik temaslarının ardından alındı. Çin Dışişleri Bakanlığı ve Tahran Büyükelçiliği, İran yetkilileri ile stratejik ortaklık vurgusu yaparak temaslarını sürdürdü. Kararın etkisiyle bölgedeki gemi hareketlerinde belirgin bir artış gözlemlendi. Gemi takip sistemlerinden elde edilen verilere göre, Çin’e ait bir ham petrol tankerinin yaklaşık iki ay boyunca Basra Körfezi’nde bekledikten sonra Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yaptığı tespit edildi. Bu durum, Tahran’ın daha önce uyguladığı kısıtlamalarda bir miktar esneklik sağlandığını gösteriyor.
İran’ın, deniz trafiğini tamamen serbest bırakmak yerine belirli ülkelere ve gemilere kontrollü geçişler tanıdığı düşünülüyor. Özellikle Çin, İran petrolünün en büyük alıcılarından biri olduğundan, Tahran bu ekonomik ilişkileri sürdürmeye öncelik veriyor. Uzmanlar, İran yönetiminin ABD ve İsrail’e karşı Hürmüz üzerindeki baskı gücünü korurken, stratejik ortakları olan ülkeleri enerji krizinden uzak tutma hedefinde olduğunu belirtiyor.
Tahran’ın bu adımının zamanlaması, uluslararası kamuoyunda dikkat çekti. Gelişme, ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ziyaretinde gerçekleşti. Washington ve Pekin’den gelen açıklamalarda, Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in İran’ın nükleer silah geliştirmemesi ve Hürmüz Boğazı’ndaki enerji akışının kesintisiz sürmesi konusunda mutabık kaldığı bildirildi. İran’ın Çin gemilerine geçiş kolaylığı sağlaması, bu görüşmelerin arka planında çok taraflı diplomatik müzakerelerin yürütüldüğüne dair spekülasyonları artırdı.
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz sevkiyatının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği bir güzergah olarak, küresel ekonomi için kritik öneme sahip. İran, daha önce uyguladığı sert kısıtlamalar nedeniyle enerji piyasalarında önemli dalgalanmalara yol açmış ve tanker trafiğini büyük ölçüde yavaşlatmıştı. ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı saldırıların ardından, Tahran güvenlik gerekçesiyle bölgedeki denetimlerini artırmıştı. Ancak son gelişmeler, piyasalarda gerilimin kontrol altına alınabileceği yönünde umutları artırdı. Şimdi ise gözler, İran’ın diğer ülkelere ait gemilerle ilgili nasıl bir politika izleyeceğine çevrildi.