Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan 15 maddelik yeni kanun teklifi, varlık barışı ve vergi düzenlemeleri ile ilgili tartışmaları yeniden alevlendirdi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Meclisi Üyesi ve Hazine ve Maliye Politika Kurulu Başkanı Kerim Rota, bu teklifin kayıt dışı varlıkların sisteme dahil edilmesi konusundaki belirsizlikler ve düşük vergi oranları açısından ciddi endişeler taşıdığını belirtti.
Son yıllarda iktidarın sıkça başvurduğu “varlık barışı” uygulamaları, TBMM’ye sunulan bu yeni teklifle yeniden gündeme geldi. Teklifte, yurtiçi ve yurtdışındaki kayıt dışı varlıkların büyük ölçüde sorgulanmadan sisteme entegre edilmesine olanak tanınması, düzenlemenin vergi adaleti ve kara para ile mücadele açısından tartışmalı bir hale gelmesine neden oldu. Özellikle belirli şartları karşılayan varlıklara uygulanabilecek vergi oranının sıfır olması, “emekli ve ücretli kesim yüksek vergi yükü altındayken, kaynağı belirsiz servetlerin düşük veya sıfır vergi ile sisteme dahil edilmesi” eleştirilerini gündeme getirdi.
Rota, düzenlemenin kayıt dışı varlıkların sisteme girişini kolaylaştırdığını ifade ederek, “Yurt içinden ve yurt dışından her türlü kaynağın sisteme alınmasına izin verilecek gibi bir görüntü oluşuyor” dedi. Vergi oranlarının da belirsiz olduğunu vurgulayan Rota, “Vergi oranı sıfır ile yüzde 5 arasında değişecek ve bu oranı Hazine ve Maliye Bakanlığı belirleyecek. Örneğin, hazine bonosu alındığında vergi sıfır olabilir. Bu durum, düzenlemenin hazinenin borçlanma süreçlerini kolaylaştırmak amacıyla bir araç olarak kullanılacağını gösteriyor” şeklinde konuştu.
Ayrıca Rota, düzenlemenin kara para aklama riskini de beraberinde getirebileceğine dikkat çekti. “Kayıt dışı varlıkları kabul ettiğinizde ‘bunun kaynağını araştırmayacağım’ demiş oluyorsunuz. Eğer vergi incelemesi yapılmazsa, kara para incelemesi de fiilen gerçekleşmeyecek” ifadelerini kullandı. Daha önceki varlık barışları sırasında benzer sorunların yaşandığını hatırlatan Rota, “Bu paraları sisteme sokanlara ayrıca bir inceleme yapılmayacağını açıkça söyleyebiliriz” dedi.
Rota, söz konusu düzenlemenin vergi adaletini zedeleyici etkileri olduğunu savundu. “Kayıt dışı kazançlar yıllarca vergiden muaf tutulup, daha sonrasında yüzde 0-5 arası bir oranla sisteme alınıyor. Bu durumda efektif vergi oranı sıfır oluyor. Oysa maaşlı çalışanlar yüzde 40’a varan oranlarda vergilendiriliyor” diye ekledi. Emekli ve işçi kesim üzerinde ciddi bir vergi yükü varken, kaynağı belirsiz servetlere çok düşük vergi uygulanmasının adaletsizliğine dikkat çekti.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in geçmişte verdiği sözleri hatırlatan Rota, “Vergi affı olmayacak denmişti. Şeffaflık ve hesap verebilirlik vurgulanmıştı. Ancak bu düzenleme, bu prensiplere uymuyor. Dubai, İran Savaşı’ndan sonra Dubai’den çıkacak paraların Türkiye’ye geleceği beklentisiyle bu yasaların çıkarıldığı anlaşılıyor. Türkiye, yeni bir Dubai olmaya doğru gidiyor” dedi.
Teklifin bazı şirketler için dolaylı vergi avantajları yaratabileceğini belirten Rota, “Bu düzenleme ile bazı şirketlerin vergi oranlarını yüzde 5’e kadar düşürebileceği bir sistem oluşacak” ifadelerini kullandı. Ayrıca, yurt dışındaki mükellef olmayan kişilere son üç yılda vergi muafiyeti sağlanmasına dair maddeyi de gündeme getirdi.